Uzak Doğuda Bir Ay – Tayland

tarihinde yayınlandıYolculuk içinde yayınlandı

Tayland gezisi hakkında bir sürü yazıya ulaşabilirsiniz. Bu yazılara bir tanesini de ben eklemek istiyorum. Tayland’a bilen bir arkadaşımla gittiğim için pek araştırma yapmadan mart 2014 de yolculuğa başladım. Çok fazla planlamanıza da gerek yok zaten. Sadece gideceğiniz şehirlerin planını çıkartmanız yeter.

Biz ilk önce Malezya aktarmalı olarak olarak Bangkok’a iniş yaptık. Taksi ile 550-600 baht gibi bir fiyata khao-san road’a geldik. Plan yapmanıza gerek yok dedim lakin khao-san road’a gitmek gibi temel bir bilgiyi biliyor olmanız lazım. Neyse ki yanımızda bilen biri var. Bir taksiye bu kadar para verilir mi diye düşünmüyor değil insan. Şunu söylemem gerek, oranın parası Türkiye’nin parasının on beş’de biri oranında. En azından ben oradayken öyleydi.

Khao san road’da yürümeye ve guest houseları gezmeye başladık. Türkiye parası ile 10 tl ye kalabileceğiniz yerler bulunuyor ama pek kalmak istemeyebilirsiniz. Pek ışık görmeyen yataktan ibaret olan bir yer olduğu için bunu söylüyorum. Biz sonunda Bebe house ismindeki guest house’da kalmaya karar verdik. Gayet güzel bir pansiyon fiyat olarak merak ediyorsanız 35-40 tl arasında bir fiyata sahipti. Bagajları odalara atıp bir güzel uyku çektik. Nede olsa ara aktarmadaki 5 saat bekleme ile birlikte 19 saat düzgün uyku uyumadan yolculuk etmiştik.

Diğer gün bir türlü guest house’un klimalı odalarından çıkmak istemedim. Dışarısı sıcak ve yapış yapış hissettiriyordu. Ama çıkmalıydım tayland’a otel odalarında durmaya gelmemiştim. Çarşıları nehrin kenarını ve sarayın önüydü sanırım oraları gezdik. Bangkok da biraz alış veriş yaptıktan sonra otobüslerle krabi’ye geçtik. Yanlış hatırlamıyorsam 700-800 baht civarındaydı. Otobüsler Türkiye’deki otobüsler gibi konforsuz değil. Dışarıdan eski gözükse de koltuk aralığı ve hacmi gayet tatmin edici. Biraz reklam yapar gibi oldum ama buradan örnek alınmalı dediğim için bu derece anlatma ihtiyacı hissettim.

Krabi’nin yakınındaki Railay plajına gittik. Plajın diğer tarafında 350 baht’a bungalovlar da kaldık. Railay plajın da tırmanış alanları bulunmakta, o kadar güzel ki anlatamam. Tırmanırken terliyorsunuz ve 5 dk’lık mesafe yürüdükten sonra denize atlayıp serinleyebiliyorsunuz. Bazı rotalar ise sahilde bulunuyor. Keşke daha iyi bir tırmanışçı olsaydım da zor rotaları deneyebilseydim, anca 6A zorluk derecesinde olan rotaları çıkabildim 6B ile de kendimi zorladım.

Railay plajının yanıda Tonsai plajı bulunmakta daha çok dağcı kafasında olan insanlar burada kalıyor. Bungalov fiyatları Railay plajına oranla daha düşük. Şunu belirtmeliyim ki elektrikler sabah 6 ile akşam 6 arasında tonsai’de kesiliyor. Su pompası da çalıiçin bu saatler arasında su ve elektrik bulunmuyor ama pek sıkıntı olmuyor açıkçası insan hemen uyum sağlıyor. Tayland’ın az gelişmiş yerlerinde uygulanan bir uygulama şehir de 7/24 elektrik var.

Sonraki durağımız Koh Pha-ngan, Koh Samui ve Koh Tao üçlemesi olan adalardan Koh Pha-ngan’dı. Koh Pha-ngan’da arkadaşlarım motor kiralayıp kalacak yer ayradılar. Backpacker isminde çok ger buldular. 15-20 bungalovun karşılıklı sıralanmışbir vaziyette dizayn edilmiş bu yerde bungalovların önüne ekilen çiçekli ağaçlarla mahremiyet bir yandan da iç içe beraberlik aynı anda sağlanmış. O kadar beğendim ki 1 hafta kaldım. 1 hafta daha kalabilirdim. Ama Tayland’ın diğer yerlerinide görmek istiyordum. Backpacker ismindeki bu yeri amerikan çok hoş ve nazik bir bayan işletiyordu. Tayland da oranın yerlisi ile evlenip burada yaşamaya başlamış.  Fiyatını merak ediyorsanız 1 gecesi 150 baht idi. Kaliteye oranla çok ucuz kalıyordu bu da bana işletmecisi olan kadının bu işi severek yaptığını düşündürüyor.

Bilmiyorum biliyormusunuz Koh Pha-ngan da full moon partileri meşhur. Bende burada öğrendim. İnsanlar sahilde akşamdan sabaha kadar parti yapıyorlar. Biraz tarif etmem gerekirse insanlar elektro müziğin eşliğinde her yerini fosforlu ışıkta daha belli olacak boyalı bir şekilde içki içiyorlar. Koh Pha-ngan daki turistler hep parti yapmak istediği için olacak ki before full moon, after full moon, half moon, before half moon ve after half moon partileri var. Kısacası her akşam adanın bir yerinde bir parti var ama en büyüğü elbette full moon parti.

Koh Pha-ngan da motorla bir kaç tapınak ve çarşı gezdikten sonra Koh Tao adasına geçtim. Koh Tao adasına öğlen vaktinde geçtim. İlk işim kahvaltı  edip motor kiralamak oldu. Adalarda motor çok kolaylık sağlıyor. Koh Tao’da adanın arka tarafında kaldım. Scuba için çok güzel bir yer dışarıdan denizin içi renkli değil gibi lakin gözlüğü takıp daldığınızda rengarenk balıklarla karşılaşıyorsunuz. Başka bir dünya adeta

Koh Tao’da iki gün kaldıktan sonra ölüm tren yolunu görmek için kanchanaburiye gittim. Ölüm tren yolu denmesinin sebebi yapımında binlerce kişinin ölmüş olmasıymış. Filmi de yapılmış onu bir ara izlemeyide  düşünüyorum. Kanchanaburi de bana kalırsa iki tane gezilecek yer var. Bunlardan bir tanesi Erawan National Park, mutlaka gitmalisiniz. Yedi aşamalı şelaleden oluşmakta ve şelalenin altındaki havuzda doktor balıkları diye adlandırabileceğimiz ölü derileri yiyen balıklar bulunuyor. Denemenizi çok isterim. Gıdıklıyor gibi bir his veriyor. Bir diğeri de ölüm tren yolunun bir parçası olan Nawarat köprüsü. Bu iki yeri her pansiyonun rezervasyonunda bulunan kartlardaki turlar ile gezebilirsiniz ayrıca bu turların bazılarında fil’e binme bile olabiliyor ve başka aktiviteler de tabiki.

Sonraki şehrim ise Chiang mai oldu. Burası çok güzel rahatlayabileceğiniz bir mekan. Su kanalının çevrelediği yerin içinde kalmanızı tavsiye ederim. Turistler için ucuz ve güzel yerler var. Şaşılacak şey ki chiang mai’de türk pideciye rastladım. Şaşırmamam gerek aslında bizim türk dönercilerimiz her yerde. Chiang mai’de bir sürü tapınak var. Hepsini gezmeye zorlamayın derim. Bir tane dağın tepesinde kurmuşlar gidebilirsiniz mesela anlatıcak birini yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederim yoksa onca yolu çan ve buda heykeli görmeye mi geldim diyebilirsiniz. Chiang mai’de hayvanat bahçesi ve akvaryum da bulunuyor. Gayet buyuk bir yer bir gününüzü ayırmanız gerekebilir. Ayrıca bu hayvanat bahçesinde 2 tane panda da bulunuyor.

Benim Tayland maceram geri Bangkok’a oradan da eve uçmam suretiyle noktalandı. Çok güzel bir deneyimdi. Böyle bir yolculuğu bir daha yapmak istiyorum. Başka bir ülke ve ben…

Hoşçakal okuyucum.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir